News Photo

Okul Öncesinde Oyuncak ve Önemi

Oyuncak; gelişim süreci boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihin, beden ve sosyal gelişimine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemeleridir.

Su, kil, kum gibi doğal oyun malzemeleri gibi; boş kibrit kutusu, makara, kumaş parçaları vb. artık malzemeler de oyuncak kapsamına girebilir. Oyunun en önemli malzemesi oyuncaklardır. Çocuklar oyuncaklarla oynar ve dünyayı öğrenirler.

Oyuncaklar bir çocuğun hayal gücü, ilgisi, keşfetmesi, yapılandırması, eğitimi, bilişsel gelişimi ve cinsiyet rolünü öğrenmesi ile ilişkilidir (Peter ve Tiffany 1984, s.213).

Çocukların yaratıcılıklarını, yeteneklerini kolaylaştırarak onların eğitimsel işlevlerini tamamlamalarına yardımcı olan oyuncak ve oyun materyalleri, gelişimin her alanını uyarmaları açısından farklı yaş ve zihin düzeyindeki tüm çocuklar için gereklidir (Tezel Şahin 1993, s.9-10).

Oyun dönemi ya da okul öncesi çağ adı verilen üç ile altı yaş arası, çocukluğun en renkli dönemlerinden biridir. Bu dönem, çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra, kimlik gelişimi yönünden de büyüme çağının en önemli dönemlerindendir.

Çocuğun, etrafındaki nesneleri, malzemeleri ve renkleri incelediği ve tercih yapmak üzere fikir yürütmeye başladığı bu dönem, birçok seçimin başlangıç noktasıdır. Bu seçimlerin aracısı oyun ve oyuncaktır (Çelikoğlu ve Aksoy, 1990).

Oyun üzerinde inceleme yapan araştırmacılar, çocuğun duygu, düşünce ve gelişme düzeyini anlamanın en iyi yolunun, onu oyun sırasında gözlemek olduğunu kabul etmektedirler.

Çocuğun oynadığı oyun köşeleri, aldığı roller, kullandığı materyaller; eğitimciler anne babalar için onu tanıma konusunda en iyi ipuçlarıdır. Oyun, çocuğun kendi yeteneklerinin farkına vardığı, yaratıcı potansiyelini kullanabileceği; dil, zihin, motor ve duygusal gelişimini destekleyen en etkili ortamdır.

Gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine duzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemeleri oyuncak olarak tanımlanabilir. Çocuk, oyunlar ve oyuncaklar yardımıyla, kendini, yetişkin hayatına ve bu hayatta kendine düşecek görevlere hazırlar.

Çocukta seçme ve değerlendirme duygusunu da geliştiren oyuncaklar, bu işlevleriyle çocuğun kendi kendine karar verebilmesine ve belirli bir alanda beceri kazanmasına da olanak hazırlarlar. (Tezel Şahin, 1993).

Çocuğun bu tercihleri belirlemesinde, yaş, cinsiyet ve ebeveyn gibi faktörler de etkili olmaktadır. 3-6 yaş arası çocukların oyuncak tercihlerinde cinsiyet önemli bir faktördür. 3,5 - 4 yaşlarında cinsiyet faktörü etkili olmaya başlamakta ve bu etki yaşla orantılı olarak artmaktadır (Çelikoğlu ve Aksoy 1990).

3 - 6 yaş grubu çocuklarının anne babalarının, çocuk oyun ve oyuncakları hakkındaki görüşlerinin incelendiği çalışmada, çocukların yaşlarına göre oyuncak tercihlerinde ve cinsiyet ayrımı yapmalarında genellikle anne babaların etkili oldukları ortaya çıkmıştır. Bunun yanında, oyuncağın çocuk gelişimindeki yeri ve oyuncağın çocuğun gelişim basamaklarındaki farklı rolleri incelenmiştir (Tezel-Şahin, 1993).

 

Çocukların oynamayı tercih ettikleri oyuncaklarda cinsiyetin etkili olduğu saptanmış ve bundan sonra konu ile ilgili yapılacak olan çalışmalarda, gözlem yolu ile çocukların da araştırmalara dahil edilmelerini uygun görülmüştür. Ayrıca, iyi bir oyuncağın nitelikleri ve oyuncak seçimindeki kriterler de belirlenmiştir (Erden, 2001).

 

Çocukların tercihlerini etkileyecek birçok faktörün içinde en geniş pay genellikle, oyuncağın dış görünşünü belirleyen özelliklere ait olmaktadır. Oyun malzemelerinin görünüş özelliklerini belirleyen en önemli kriterler ise malzeme ve renktir. Çocuklar için önemli rol oynayan çeşitli boyut ve renkteki oyun malzemeleri, çocukların oyun esnasında hem eğlenmelerini hem de renk, boyut, şekil gibi kavramları öğrenmelerini sağlar. Bedensel ve zihinsel gelişim esnasında, çocukların beğeni ve tercihlerinin belirginleşmesi ile birlikte, renk konusunda da görüş ve anlayışları ortaya çıkmaya başlamaktadır. Çevrelerinde bulunmasını istedikleri renkler, kendi iç dünyalarını yansıtmakta ve çocuğun psikolojik durumunu ortaya dökmektedir, denilebilir. Çocuğun çevresini algılamasında doku, form ve renk temel değişkenlerdendir. Mekânın ve mobilyanın tasarlanmasında bu uç öğe birlikte göz önüne alınmalıdır. 3-6 yaş arasındaki çocuklar çevrelerini algılarken formdan ziyade rengi on plana çıkarmaktadır (Konrot,1989).

Renk tercihinde yaş önemli bir etkendir ve renk tercihi yaş ve olgunlukla değişim göstermektedir. Çocukta uç yaşından önce renk tercihinde bir tutarlılık görülmemekte, 3-15 yaş arasında ise renk tercihlerinde değişim olmamaktadır (Curaoğlu, 1994).

 

Renk, insan üzerindeki psikolojik etkisi nedeniyle, tasarımda üzerinde durulması gereken bir unsurdur. Çocukların kullanacağı oyuncak ve mekân donatı elemanlarında da bu etki son derece önemlidir. Fiziksel ve ruhsal bir tetikleyici olan kırmızıyı hiperaktif bir çocuğun çevresinde kullanmak yanlışken, bu rengi ve tonlarını egzersize ihtiyacı olan çocuk odalarında kullanmak doğru bir seçenek olacaktır. Hem uyku düzenleyici hem de sakinleştirici etkisiyle mavi çocuk odaları için çok uygunken laciverte çalan mavi tonu depresyon yarattığı için kotu bir secim olacaktır. Çocuğun spora yönlendirilmesi isteniyorsa, en güzel renk turuncu olup, sevgi belirtisi olan renk de pembedir (Sumer 2004).

OYUNCAĞIN ÖNEMİ

Çocuk gelişimi ve eğitimi açısından oyun ve oyuncaklar da çok önemli görülmektedir. Çocuğa oyun olanakları sunulması kadar oyunla ilgili eğitim materyallerinin sağlanması da dikkat edilmesi gereken bir konudur. Oyuncak seçiminde çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, yetenekleri ilgi ve ihtiyaçlarına göre tercihler yapılmalıdır. Çocuğun kendi cinsiyetine yönelik oyuncaklarla oynamayı tercih etmesi onun cinsiyet rolünü öğrendiğinin göstergesi olsa da bu durum için ısrarcı olmamak gerekmektedir. Ebeveynler çocuklarına her iki cinsiyete yönelik oyuncakla oynama fırsatını vermeli ve çocuğu katı kurallar içinde sınırlamamalıdır. Çocukların karşı cinsle iletişim kurma ve oyuncaklarını paylaşma gibi etkileşimlerinin desteklenmesi, cinsiyet ayrımını azaltabilmektedir. Öğretmenler günlük etkinliklerini uygularken çocuklara toplum tarafından yüklenmiş olan cinsiyet rollerine karşı, farklı alternatifler de geliştirmelidirler. Çocukların yaratıcılığını artırmak ve gelişim alanlarının tümünü daha iyi destekleyebilmek için okul öncesi dönemde sanat eğitimi ile oyuncak ve oyun materyallerine çok daha önem verilmesi gerektiği söylenebilir. Bunun için anne-baba ve eğitimcilerin bu konularda bilgilendirilmesi önemli görülmektedir.
 

EĞİTİCİ OYUNCAK

Okul öncesi eğitimde çocuklarının görsel algı gelişimlerini desteklemeye yönelik etkinlikler vardır. Bu etkinlerden biri de eğitici oyuncaklardır. Eğitici oyuncak, çocukların oynayarak öğrenmelerini sağlayan, kavramları geliştirmelerine, obje ve olayların daha iyi anlaşılmasına yani daha çok çocukların zihinsel gelişimlerine yardımcı olan oyuncaklardır. Çocuklar bu oyuncakla oynarken, oyuncağın amacına uygun belli yönergelere uyarak ve belli bir süre etkinliği sürdürebilmek gibi davranışları kazanırlar. Eğitici oyuncaklarla olaylar ve objeler arasında neden-sonuç, benzerlik, parça-bütün gibi ilişkiler kurarak veya belli bir özellik ya da oluş sırasına göre sıralayarak ve gruplayarak şekil-zemin ayrımı yapma, el- göz koordinasyonu, zihinsel gelişim, küçük kas gelişimi algılama, problem çözme, karşılaştırma, akılda tutma, karar verme, benzerlik ve farklılıkları fark etme, zihinde canlandırma yetenekleri gelişmektedir. Eğitici oyuncaklarla oynanan oyunlar çocukların algılamasını, belli bir konuda dikkatini toplayabilmesini problemlere deneme yanılma yoluyla çözümler bulmasını sağlamaktadır ( Aral, Kandır ve Yaşar 2001: 55-60; Oğuzkan ve Oral, 2003:50). Erken çocukluk döneminde çocuğun, simgeleri kullanma, algılama, yeni kavramlar oluşturma gibi bilişsel becerilerin ve tüm gelişimlerinin desteklenmesi için eğitici oyuncakları kullanması yararlıdır (Megep, 2009:18-28).
 

OYUNCAK SEÇİMİ

Çocuklar, ayakta oldukları zamanların büyük bir bölümünü oyun ve oyuncakları ile geçirmektedirler. Ancak, yaşları gereği sağlık kurallarını göz önüne almadıklarından, bilinçli oyuncak secimi yapılmadığında, ebeveynleri ve eğiticileri tarafından gerekli tedbirler alınmadığında çeşitli sağlık sorunlarının da tehdidi altında kalırlar. Bu nedenle gerek eğitim kurumları, gerekse evler için oyuncak seçerken malzeme ve form acısından en az sağlık sorunu riski çıkaracak oyuncak türlerini seçmek gerekir. Genel anlamda oyuncak yapımında kullanılan malzemeler göz önüne alındığı zaman ağırlıkla çağdaş bir malzeme olan plastik kullanılmakla birlikte hemen her tur malzeme tercih edilebilmektedir. Bu durumda oyuncak seçerken satın alma kararında malzemeyi ön şart olarak koymak yerine, oyuncak yapımında kullanılan malzemenin sağlığa olan etkisinin göz önüne alınması gerekmektedir. Bu acıdan bakıldığında; geri dönüşümlü, 70-80 ᵒC gibi doğal olarak ulaşılabilen sıcaklıklarda yapısı bozulmayan ve nispeten sert plastik türleri, kesme veya şekillendirme anında toz yapmayan kâğıt veya bez türleri, ekstraktif acısından zengin olmayan, kıymık yapmayan ve kolaylıkla deforme olmayacak bir sertlik değerine sahip kurutulmuş ahşap malzeme ahşap oyuncak yapımında kullanılabilir. Metallerde ise hafif olanlar tercih edilmeli, pas yapma ve radyoaktivite özellikli olanlar direkt olarak kullanılmamalıdır. Kullanılan malzeme ne olursa olsun oyuncağın hatları mutlaka yuvarlatılmış olmalı keskin kenarlı hatlara hiçbir şekilde yer verilmemelidir.

Oyuncağın beğenilip beğenilmemesinde veya o oyuncakla oynanıp oynanmamasında renk önemli bir faktör olarak görülmektedir. Okul öncesi çocuklardan kızlar, oynadıkları oyuncaklarda veya bulundukları ortamdaki donatı elemanlarında en çok pembeyi tercih ederlerken erkekler kırmızıyı tercih etmektedirler. Mavi, sarı ve kırmızı kızlar tarafından en fazla tercih edilen diğer renkler olup, erkekler mavi mor ve sarıyı alternatif olarak öne çıkarmaktadırlar. Ayrıca kızlar tarafından hiç tercih edilmeyen siyah renge erkekler önemli oranda ilgi gösterebilmektedirler. Bu araştırma anketinden elde edilen sonuçlar oyuncak üretiminde yaygın olarak kullanılan turuncu ve yeşil renklere olan ilginin oldukça az olduğunu göstermektedir. Buna göre, kız çocuklar için tasarlanan oyun malzemelerinde pembeye yer vermek yerinde bir secim olacaktır. Erkek çocuk oyuncaklarında ise, yıllardır öne çıkan mavi tonlarının yanında, kırmızı rengin kullanılması da düşünülebilir. Erkek çocuklarda, bu ankete göre en çok tercih edilen rengin kırmızı olması, bu rengin kullanımının arttırılabileceğini göstermektedir. Tercihler, ortak oyun malzemelerinde mavi ve mor tonlarının da kullanılabileceğini göstermektedir. Gerek çocuk gelişimi, gerekse tasarım alanında oldukça önemli rol oynayan bu secimler, oyun döneminde gözden geçirilmeli ve çocuklara uygun ürünler, çocukların tercihleri doğrultusunda üretilmelidir. Çocukların hayallerine ortak olmak, aynı renkleri ve formları hayal etmek ve bu tercihleri malzemeler ile yansıtmakla mümkün olacaktır oyun malzemelerinde pembeye yer vermek yerinde bir secim olacaktır. Erkek çocuk oyuncaklarında ise, yıllardır öne çıkan mavi tonlarının yanında, kırmızı rengin kullanılması da düşünülebilir. Erkek çocuklarda, bu ankete göre en çok tercih edilen rengin kırmızı olması, bu rengin kullanımının arttırılabileceğini göstermektedir. Tercihler, ortak oyun malzemelerinde mavi ve mor tonlarının da kullanılabileceğini göstermektedir. Gerek çocuk gelişimi, gerekse tasarım alanında oldukça önemli rol oynayan bu secimler, oyun döneminde gözden geçirilmeli ve çocuklara uygun ürünler, çocukların tercihleri doğrultusunda üretilmelidir. Çocukların hayallerine ortak olmak, aynı renkleri ve formları hayal etmek ve bu tercihleri malzemeler ile yansıtmakla mümkün olacaktır.

Çocuklar için oyuncak alırken uyulması gereken bazı esaslar vardır. Bunlar da su şekilde sıralanabilirler:

1 - Çocukların yaşı: Oyuncak genellikle belli bir çocuk için seçilmelidir. Çocuklar her yaşta değişik gelişim düzeyi gösterirler. Gerçi bir yas grubundaki bütün çocuklar aynı gelişim düzeyini göstermezler. Çok atik veya yavaş hareket edenler, sakin ve hayat dolu, güçlü – kaba ve ince - çıtkırıldım, hassas - duygulu ve güçlü-iriyarı çocuklar aynı yas grubu içinde bulunabilirler. Aynı yastaki çocuklar aynı ilgileri de duyacak değillerdir. Ama gene de yaslar, aşağı yukarı bir gelişim düzeylini gösterirler ve oyuncak alırken çocuğun yasma uygun oyuncak almak gerekir. 6-7 yasındaki çocukların becerilerini gerektirecek bir oyuncağı iki yasındaki bir çocuğa vermek hiç de uygun değildir. Çocuklar bazı oyuncakları reddederler, kesinlikle o oyuncakla oynamak istemezler veya istenilen biçimde oynamak istemezler. Bazı oyuncakları da başlangıçta istedikleri halde, az sonra bu onlar için can sıkıcı bir oyuncak olur. Çocukların bu oyuncaklarla oynamaları hususunda üstelememek gerekir. Yas gruplarına göre çocukların ne tür oyuncaklarla oynayabilecekleri hususunda, ikinci yazımızda ayrıntılı bilgi verilecektir.

2 - Oyuncaklar çocukların hayal güçlerini geliştirici olmalıdır: Küçük çocukların oyunları geliştirebildiği gibi büyük oranda hayal güçlerine dayanır. Hayal gücü ile çocuk bir oyuncaktan çok çeşitli oyunlar  pek çok şeyi de gene o güç sayesinde oyuncak haline getirir.

Alınacak oyuncak, çocuğun hayal gücünü geliştirip ona çeşitli oyun imkânları sunan cinsten olmalıdır. Özellikte son zamanlarda konuşan, uyuyan, ağlayan bebekler, kurmalı veya çocukların pratik çalışmalarına engel olup onları pasifliğe iten otomatik oyuncaklar çocukların fikir ve buluş bolluğuna engel olur, daraltır, hiç olmazsa rahatsız edici bir etki yaparlar. Bu oyuncakların birkaç çeşit olarak yaptıkları monoton hareketler ve konuşmalar, hayal gücünün onlara yükleyeceği pek çok role engel olurlar. Sürekli gülen yüzlere sahip bir oyuncak, oyun içinde çeşitli üzüntülü durumlar geldiğinde vs. oyunun birliğini bozar. Ama sade yüzlü bir oyuncağa çocuk her türlü ifadeyi yakıştırabilir

3- Oyuncaklar çocuğun çevre deneyimlerine ve tecrübelerine uygun olmalıdır: Hiç trene binmemiş bir çocuğa tam otomatik tren oyuncağı alıp istasyon yönetim cihazlarının basına oturtmak doğru mudur? Hiç çiftlik görmemiş bir çocuğu da çiftlik kâhyası yapmak keza! Evet, televizyonda çocuk her şeyi görmektedir; kitaplarda, dergilerde, sınamalarda bütün dünyanın yasayışını seyretmekte, öğrenmektedir. Ama oyun, görme ve okuma üzerine kurulamaz. Çocuk oyunları, hayat tecrübeleri üzerine kurulur. Televizyon ve sinemada gördükleri, dergi ve kitaplarda okudukları çocuklarda yüzeysel, geçici ve tehlikeli bazı taklitlere yol açarlar. Çocuklar bunlardan kendi hayal güçlerini kullanarak yeni oyunlara geçemezler. Özellikle karmaşık oyuncaklar alınırken, çocukların hayat tecrübelerine uygunluğu da göz önünde bulundurulmalıdır.

 

4 - Oyuncak yeni oyun kolaylıkları ve imkânları yaratmalıdır: Bir oyuncak ya kendiliğinden çok yönlü kullanmaya elverişlidir, ya da belli bir oyuncak grubu içindeki yerini doldurur. Çocuğun oyun kurabilmesi bakımından oyun odasındaki oyuncaklar arasında bir uyum olması gerekir. El arabaları, inşaat kütükleri ve diğer malzemeler, römorklu oyuncaklar, mobilyalar vs. bir grubu; bebek takımları, salıncaklar, ev âletleri oyuncakları vs. bir grubu; trenler, demiryolları, taksiler, köprüler, trafik işaretleri vs., bir başka grubu oluştururlar. Oyuncak alımın da çocuğun oyun kurma gruplarındaki yeri düşünülerek de bir seçme yapılmalıdır

5- Oyuncağın yapıldığı madde: Eskiden oyuncaklar bezlerden, tahtadan, kâğıt ve madenlerden yapılıyordu. Şimdi ise plastik, sınırsız denilebilecek şekil ve renk alma yeteneği ile oyuncak sanayinde büyük bir değişiklik yapmıştır Esas olarak iyi veya kötü madde yoktur, ancak bu maddelerden iyi veya kötü yapılmış oyuncaklar vardır. Ama gene de oyuncağın maddesine ve maddesinin kalitesine dikkat etmek gerektir. Çok küçük çocuklara madenden yapılmış sert veya tüylü pelüş oyuncaklar verilmemelidir. Kâğıt türlerinden yapılan oyuncakların dayanabilme sınırları araştırılmalıdır. Plastikte ise sekil ve renk çeşitliliği kadar kalite çeşitliliği de vardır. Çok sert, hemen kırılabilir plastik de vardır; çok yumuşak sıcaktan hemen eriyen plastik de vardır. Bezlerde, ağaçlarda, madenlerde... her oyuncak malzemesinde kalite farkları vardır. Pahalı da olsa sağlığa uygun, kullanışlı, ömürlü, iyi kalite seçilmelidir

6- Oyuncakların büyüklükleri, şekilleri ve renkleri çocuk psikolojisine uygun olmalıdır: Çocuklar canlı, çekici renkleri tercih ederler; gri bir top yerine kırmızı bir top gibi.. Ve çocuklar kendilerini yoracak karmakarışık renkler yerine, birkaç renkte sade olarak boyanmış oyuncakları seçerler. Oyuncakların büyüklükleri de çocuk dünyasına uygun olmalıdır. Büyükbir tahta demiryolu, büyük bir top, çok büyük ayı oyuncaklar, bebekler.. hem pahalıdır, hemde çocukların her yere rahatça götürebilmelerine uygun değildir. Daha önemlisi çocuklar oyuncakları rahatça kavrayabilmeli, ona istedikleri gibi muamele edebilmelidirler. Karikatürleştirilmiş oyuncaklardan kaçınmalı, mümkün olduğu kadar gerçek hayatın minyatürü oyuncaklar alınmalıdır. Oyuncak çocukların hayal güçlerini ve oyunlarını belirleyen en önemli etmenlerden biri olduğu için, gerçeği pek saptırmamalıdır. Hayvanların komik bir biçimde oyuncaklaştırılması çocuklarda hayvanlar dünyası hakkında yanlış görüşler meydana getirir. Aşırı derecede karmakarışık boyanmış inşaat malzemeleri yapı yapmayı güçleştirir. Oyuncakların şekilleri ve renkleri çocukların hafızalarını, dikkatlerini yormayacak biçimde olmalıdır

7- Oyuncağın oyun imkânları sunabilme kapasitesi: Oyuncaklar çok yönlü olmalıdır. Tek taraflı oyuncaklar ne kadar büyük, güzel, sağlam vs. olsalar, bir oyuncak olarak verimsiz işlev görürler. Oyun sevinci, oyun başarısı biraz da oyun malzemelerinin bir araya gelerek bir oyun oluşturma niteliklerine, yani oyun imkânlarına bağlıdır, inşaat oyunlarında az malzeme oyun sevincini gevşetir. Çocuğun elinde çok sayıda ve çeşitli yapı malzemesi olmalıdır. Basit birçok bebek yerline, etrafında bir sürü oyun kurucu malzemesi olan tek bir bebek daha iyidir. Çocuğun önüne seksen çeşit boya koyup, eline bir kaç kâğıt vermek de doğru değildir. Boya çeşidi az da olsa olur ama çok miktarda kâğıt olmalıdır.

8Oyuncağın yapısı ve işleyişi çocukların anlayacağı cinsten olmalıdır: Küçük çocuklarda önüne geçilmez bir inceleme ve öğrenme hırsı vardır. Ellerine verilen her oyuncağı inceden inceye kontrol eder ve anlayamazlarsa tahrip ederler. Aslında oyuncakların teknik bağlantıları çocuklar için dış modelden daha önemlidir. Dış görünüş çocuğun çok kısa bir süre ilgisini çeker, ondan sonra çocuk oyuncağın isleyişini anlamaya çalışır. Onun için mekanizma çocuklar için karışık olmamalı, gözle görülebilir, anlaşılabilir olmalıdır. İşleyişi çok karışık, anlaşılamamış olan oyuncak çocuk tarafından ne yapılıp sökülecek veya kırılacaktır. Bunlara gücü yetmiyorsa ilgisi azalacak ve hatta onu sevmeyecektir. Ancak teknik bağlantıları daha önceden anlamış olan çocuklar, bu tür oyuncaklarla kırmadan seve seve oynarlar

9- Dayanıklılık: Bazı oyuncaklar güzeldir ama ince zayıf taraflarından kırılıverirler. Burada çocuk suçsuzdur ama gene de üzülür. Oyuncağın -kırılmasa bile- hızla eskimesi, çocukla oyuncak arasındaki sürekli ilişkiye engel olur. Çocuğa verilen oyuncaklar dayanıklı olmalıdırlar.

10- Güvenlik: Çocuk düşe kalka büyür. Çocukların günlük çevresi birçok keskin kenar ve köselerle doludur, çocuk her an bir şeye takılarak düşebilir; kapıda, dolaplarda, çekmecelerde parmakları kısılabilir. Ne zaman ne olacağı bilinmez. Her tehlikeye karsı aşırı önlemler almak da doğru değildir, fakat ciddî tehlikelere de engel olunmalıdır. Bu husus çevre açısından olduğu gibi, oyuncaklar açısından da gözetilmelidir. Özellikle tehlikeyi tanımayan ve ondan sakınmayan bebeklerin oyuncaklarının yapım ve seçimlerinde buna dikkat edilmelidir. Evde küçük bebekler varsa, oradaki büyük çocukların oyuncaklarına bile dikkat edilmelidir. Ayrıca her yastaki çocuğun belli bir tecrübesi, tehlikelere karsı vaziyet almada belli bir tutumları vardır. Bir testere, bir çekiç, bir sıcak ütü her yastaki çocuklara verilmez. Oyuncak yaparken, satarken ve bunlarla oynarken çocukların güvenliği konusu üreticiler, anne-babalar ve bakıcılarla imalatçıların üzerinde duracakları en önemli konulardan biridir. Bu hususta bazı ülkeler, yasalarla belirlenmiş güvenlik önlemleri koymaktadırlar.

11- Fiyat: Esasen her fiyata iyi oyuncak vardır ama oyuncağın psiko-pedagojik yönlerinden ve kalitesinden anlamak gerekir. Oyuncağın fiyatı kalitesine, oyun imkânları yaratma kapasitesine ve dayanıklılığına göre belirlenmelidir. Ucuz ve yukarıdaki nitelikleri olmayan oyuncakların bir değeri olmadığı gibi, çok pahalı ve çocuğun seviyesinin, kullanımının Üzerindeki oyuncakların da değeri yoktur. Oyuncak seçiminde bu hususun da göz önüne alınması gerekir.

Bu Haberi Paylaş

Yorum Yap

Pusula Anaokulu Merkezimiz'de çocuğunuz için ideal bir eğitim ortamı sunuyoruz. Eğitim hizmetlerimizden yararlanmak ister misiniz?